0-5 Yaş Döneminde Boşanma: Çocuklar Ne Hisseder, Ebeveynler Ne Yapabilir?
Boşanma kararı, ebeveynler için zorlayıcı bir karar olduğu kadar çocukların hayatında da önemli bir değişim sürecinin başlangıcıdır. Her çocuk birbirinden farklı olduğu gibi, çocukların boşanma haberini algılama ve bu sürece verdiği tepkiler de farklılık gösterebilir. Bu nedenle boşanma kararının çocuğa nasıl aktarıldığı, süreç boyunca çocuğun duygusal ihtiyaçlarının nasıl karşılandığı ve boşanma sonrasında oluşan yeni yaşam düzeni büyük önem taşır. Bu süreçte belirleyici olan yalnızca boşanmanın kendisi değil; anne ve babanın boşanma sürecini nasıl yönettiği, birbirleriyle ve çocuklarıyla kurdukları ilişkinin nasıl devam ettiği ve değişen yaşam koşulları içerisinde çocuğun ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesidir.
Yaş gruplarına göre çocuklar boşanma sürecine farklı tepkiler gösterebilir. 5 yaş altındaki çocuklara boşanma süreci mümkün olduğunca basit, net ve tutarlı bir dille anlatılmalıdır. Ebeveynlerin eş olarak ilişkileri sona erse de anne ve baba olarak rolleri devam etmektedir. Bu nedenle çocuğun kendisini güvende hissetmesi, anne ve babası tarafından sevilmeye ve desteklenmeye devam edeceğini bilmesi oldukça önemlidir. Aynı zamanda çocuklar bu yaşlarda yaşananları kendileriyle ilişkilendirebildikleri için, boşanmanın kendi davranışlarından kaynaklanmadığı ve bu durumdan sorumlu olmadıkları açıkça ifade edilmelidir. Bu yaş grubunda ebeveynler çocukların boşanma durumunu fark etmediklerini düşünebilirler, ancak bu bir yanılsamadır çünkü bu yaş grubunda çocuklar aile içinde yaşanan değişimleri farkındadırlar. Anne-baba-çocuk ilişkisindeki duygusal bağlar kuvvetlidir ve çocuk dışarıya ifade edemese bile anne babanın üzüntüsünden etkilenir. Bu durum en iyi anne-baba rolü karı-koca rolünden ayırt edilince sağlıklı bir şekilde yönetilebilir.
1.5-3 yaş arası çocuklar için;
Bu yaş grubundaki çocukların boşanma kavramını anlamaları beklenmez. Henüz yaşananları kelimelerle anlamlandıramasalar da, evdeki değişiklikleri, ebeveynlerinin duygusal durumlarını ve günlük rutinlerindeki farklılıkları hissedebilirler. Bu dönemde çocuk, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve kendini güvende hissetmesi açısından bakım verenlerine oldukça bağımlıdır. Bu nedenle ebeveynlerden birinin evden ayrılması, bakım düzeninin değişmesi veya alıştığı rutinlerin bozulması çocukta huzursuzluk ve güvensizlik yaratabilir. Bu durum daha fazla ağlama, bakım verenden ayrılmakta zorlanma, uyku ve beslenme düzeninde değişiklikler gibi tepkilerle kendini gösterebilir.
Nasıl tepkiler gösterebilirler?
Kendilerini daha huzursuz ve güvensiz hissedebilirler.
Daha sık ağlayabilirler, ebeveynden ayrılmakta zorlanabilirler.
Uyku ve beslenme düzenlerinde değişiklikler görülebilir.
Daha önce kazanılmış bazı gelişimsel becerilerde geçici gerilemeler görülebilir.
Ebeveynlere daha fazla yakınlık ve temas ihtiyacı gösterebilirler.
3–5 yaş dönemi okul öncesi döneme denk gelir. Bu dönemde çocuklar çevrelerinin daha fazla farkına varmaya, yeni beceriler kazanmaya ve sosyal ilişkiler kurmaya başlarlar. Dil becerileri gelişir, bağımsızlıkları artar ve günlük yaşamda kendi başlarına yapabildikleri işler çoğalır.
Ancak bu yaşlarda çocukların soyut düşünme ve karmaşık neden-sonuç ilişkilerini anlama becerileri henüz gelişim aşamasındadır. Bu nedenle anne ve babalarının neden ayrıldığını yetişkinler gibi anlamlandırmaları beklenemez.
Okul öncesi dönemde çocuklar olayları kendi bakış açılarından değerlendirmeye daha yatkındır. Bu nedenle bazı çocuklar ebeveynlerinin ayrılığını kendi davranışlarıyla ilişkilendirebilir; “Ben yaramazlık yaptığım için mi ayrıldılar?” gibi düşünceler geliştirebilirler. Ayrılıkla birlikte ebeveynlerinden birini daha az göreceğini fark eden çocuklarda terk edilme veya diğer ebeveyni de kaybetme korkuları görülebilir.
Nasıl tepkiler gösterebilirler?
Anne veya babadan ayrılmakta zorlanma ve terk edilme korkusu
Daha sık ağlama, öfke veya huzursuzluk
Uykuya dalmakta zorlanma, gece uyanmaları veya kâbuslar
Daha önce kazanılmış bazı becerilerde geçici gerilemeler
Tuvalet alışkanlıklarında değişiklikler
Ebeveyne daha fazla yapışma ve yalnız kalmak istememe
Boşanmadan kendisini sorumlu tutma veya suçluluk hissetme
Oyunlarında ayrılık, kavga, kaybetme veya yeniden birleşme temalarının görülmesi
Anaokulunda veya sosyal ilişkilerinde davranış değişiklikleri
Ebeveynler neler yapabilir?
Günlük rutinlerin mümkün olduğunca korunması ve çocuğun hayatında nelerin değişeceğinin somut, kısa ve yaşına uygun ifadelerle açıklanması güven duygusunu destekleyebilir.
Uyku, beslenme ve oyun gibi günlük rutinleri mümkün olduğunca korumaya çalışabilirler.
Çocuğun bakımında süreklilik ve öngörülebilirlik sağlamaya özen gösterebilirler.
Her iki ebeveynle kurulan ilişkinin güvenli ve düzenli bir şekilde devam etmesini destekleyebilirler.
Sarılmak, temas etmek ve sakin bir ses tonuyla konuşmak gibi yollarla çocuğun güven duygusunu destekleyebilirler.
Bu dönemde çocuğa tekrar tekrar boşanmanın onun davranışlarından kaynaklanmadığını, anne ve babasının onu sevmeye devam edeceğini ve bakımının devam edeceğini anlatmak önemlidir.
Ebeveynler arasındaki çatışmaların çocuğun yanında yaşanmamasına dikkat edebilirler.
Çocuğun verdiği tepkileri “huysuzluk” olarak değerlendirmek yerine, değişen düzene uyum sağlama çabasının bir parçası olarak görmeye çalışabilirler.
Boşanma sürecinde çocukların değişen aile düzenine uyum sağlayabilmeleri için günlük yaşamın mümkün olduğunca öngörülebilir olması önemlidir. Ebeveynlerin iş birliği içerisinde hareket etmesi, çocuğun her iki ebeveyniyle ilişkisini sürdürebilmesi ve günlük rutinlerin korunması bu süreci destekleyebilir.
- Ebeveynler arasında iş bölümü yapılması: Okula bırakma, okuldan alma, doktor randevuları, ödev takibi ve günlük bakım gibi sorumluluklar ebeveynler arasında önceden planlanmalıdır.
- Görüşme günlerinin belirlenmesi: Çocuğun hangi gün hangi ebeveyniyle kalacağı mümkün olduğunca önceden belirlenmeli ve kendisine yaşına uygun şekilde açıklanmalıdır. Küçük çocuklar için görsel takvimlerden yararlanılabilir.
- Günlük rutinlerin korunması: Uyku, yemek, okul ve oyun saatlerinin her iki evde de mümkün olduğunca benzer şekilde sürdürülmesi çocuğun yeni düzene uyumunu kolaylaştırabilir.
- İki evde de çocuğa ait bir alan oluşturulması: Çocuğun her iki evde de kendisine ait eşyalarının, oyuncaklarının ve mümkünse kişisel bir alanının bulunması aidiyet duygusunu destekleyebilir.
- Ebeveynler arasındaki iletişimin çocuk üzerinden yürütülmemesi: Çocuk, anne ve babası arasında mesaj taşıyan veya bilgi aktaran kişi konumuna getirilmemelidir. Ebeveynler çocukla ilgili konuları doğrudan kendi aralarında konuşmalıdır.
- Özel günlerin önceden planlanması: Doğum günleri, bayramlar, tatiller ve okul etkinlikleri gibi özel günlerin nasıl geçirileceği önceden belirlenerek çocuğun belirsizlik yaşaması azaltılabilir.
- Çocuğun diğer ebeveynle iletişiminin desteklenmesi: Çocuğun diğer ebeveynini özlediğinde onunla telefon veya görüntülü görüşme yoluyla iletişim kurabilmesi, yaşına ve ihtiyaçlarına uygun şekilde desteklenebilir.
- Geçişlerin kolaylaştırılması: Çocuğun bir evden diğerine geçerken sevdiği bir oyuncağını, battaniyesini veya kendisini güvende hissettiren bir eşyasını yanında götürmesine izin verilebilir.
- Çocuğun taraf seçmeye zorlanmaması: Çocuğa kiminle yaşamak istediği veya hangi ebeveynini daha çok sevdiği gibi sorular yöneltilmemelidir. Her iki ebeveyniyle de ilişki kurabilmesi desteklenmelidir.
- Çocuğa bireysel zaman ayrılması: Her iki ebeveyn de çocukla yalnızca günlük sorumlulukları yerine getirmek için değil; oyun oynamak, sohbet etmek ve birlikte keyifli vakit geçirmek için de zaman ayırmalıdır.
Boşanma sürecinde çocuk için en önemli değişikliklerden biri anne ve babanın artık farklı evlerde yaşayacak olmasıdır. Özellikle okul öncesi dönemde bu değişimin somut, sade ve tekrarlanabilir şekilde anlatılması önemlidir.
Çocuğa anne ve babasının artık farklı evlerde yaşayacağı açıkça anlatılmalıdır. Mümkünse çocuğun diğer ebeveynin yaşayacağı evi görmesi; nerede uyuduğunu, evin nasıl olduğunu ve kendisinin orada nerede zaman geçireceğini bilmesi belirsizliği azaltabilir. Çocuk için “Annem/babam nerede ve iyi mi?” sorusunun yanıtını bilmek güven verici olabilir.
Sembolik oyundan yararlanılabilir. Oyuncak evler, bebekler veya figürler kullanılarak iki farklı evde yaşam, ebeveynler arasında geçişler ve günlük rutinler çocuğun anlayabileceği şekilde canlandırılabilir.
Yaşına uygun kitap ve hikâyelerden destek alınabilir. Karakterler üzerinden ayrılık ve iki evde yaşam hakkında konuşmak, çocuğun kendi duygularını ifade etmesini de kolaylaştırabilir.
Çocuğa hangi gün kiminle olacağı mümkün olduğunca öngörülebilir ve tutarlı bir şekilde anlatılmalıdır. Küçük çocuklar için görsel bir takvim kullanmak da faydalı olabilir.
Boşanma sonrasında anne ve babanın çocukla birlikte zaman geçirmesi konusunda her aile için geçerli tek bir kural yoktur. Ancak özellikle küçük çocuklarda ebeveynlerin sık sık yeniden bir aileymiş gibi bir araya gelmesi, ayrılığın ne anlama geldiğini anlamayı zorlaştırabilir. Bu nedenle birlikte geçirilen zamanın çocuğun gelişim düzeyi, ihtiyaçları ve ayrılıkla ilgili kafasında nasıl bir anlam oluşturduğu dikkate alınarak planlanması önemlidir.
Bu süreçte temel amaç, çocuğa şu mesajı verebilmektir: “Anne ve baban artık farklı evlerde yaşıyor ama ikimiz de senin ebeveynin olmaya ve seni sevmeye devam ediyoruz.”
Her Şey Değişir: Anne ve Babalar Ayrıldığında Sevgi Nereye Gider?, Clare Helen Welsh & Åsa Gilland
Boşanma ve ayrılık sürecinde çocukların yaşadığı değişimleri ele alan, aile yapısı değişse de ebeveyn sevgisinin devam ettiğini anlatan bir çocuk kitabıdır.
Why Do Families Change?, Jillian Roberts
Ailelerin zaman içerisinde neden ve nasıl değişebileceğini çocukların anlayabileceği bir dille ele alan bir kitaptır. Ayrılık ve boşanmanın yanı sıra değişen aile yapılarını anlamlandırmaya yardımcı olur.
Minik Sincabın İki Evi, Burcu Laçin Başkaya, Psikolog
Boşanma sürecini çocukların dünyasına uygun bir hikâye üzerinden ele alan terapötik bir çocuk kitabıdır. Kitapta boşanma konulu terapötik hikâyenin yanı sıra çocuklarla uygulanabilecek etkinliklere de yer verilmektedir.
Kaynakça:
Çocuklu Dünya. (2023, 25 Mart). Çocuklar ile boşanma konusu nasıl paylaşılmalı? https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/cocuklar-ile-bosanma-konusu-nasil-paylasilmali.html
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü. (2022, 20 Mayıs). Boşanma ve çocuk. https://www.dbe.com.tr/tr/cocuk-ve-genc/3/bosanma-ve-cocuk/
Özcan, Y. S. (2025, 8 Ekim). Boşanma çocuğa nasıl açıklanmalı? TRT Çocuk Ebeveyn Akademisi. https://ebeveynakademisi.trtcocuk.net.tr/makale/bosanma-cocuga-nasil-aciklanmali-11899004
Göktürk Merkez Mahallesi, Belediye Caddesi, Koray Bianco Residence C Blok No:13 D:233, Göktürk, Eyüpsultan, İstanbul, Türkiye
ÇALIŞMA ALANLARIMIZ
MENÜ
ÇALIŞMA SAATLERİMİZ
P.tesi - C.tesi: 09:00 - 20:00
Pazar: Kapalı
Bu web sitesinde paylaşılan tüm içerikler ve bilgiler Klinik Psikolog Esra Erduran Duvarcı Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi tarafından hazırlanmış olup yalnızca toplumu bilgilendirme amacı taşımaktadır. Sitede yer alan bilgiler, profesyonel bir psikolojik değerlendirme veya terapi planlaması yerine geçmez. Ruh sağlığına yönelik süreçler kişiye özeldir; en doğru değerlendirme ve yönlendirme ancak bir uzman ile gerçekleştirilecek yüz yüze veya online görüşme (seans) neticesinde belirlenebilir. Psikolojik destek ihtiyaçlarınız için lütfen bir ruh sağlığı uzmanına başvurunuz.
Güncelleme Tarihi : 15.10.2026
Editör : Galya Kebudi - Tel : +90(533) 196 77 80 - Mail : galyakebudi@esraerduranduvarci.com
© Copyright 2024 Klinik Psikolog Esra Erduran Duvarcı Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi - Tüm Hakları Saklıdır.